İnsan Tanrının En Güzel Düşüymüş

Şimdi Kendinle Buluşmak Zamanı ....!💫

Merhaba neredeyse kayıp ilanı ile aranılacak kadar ortadan kaybolduğumun ziyadesi ile farkındayım.

Bu merhaba içinde birçok şeyi barındırıyor. Betimlemelerle anlatmak isterim. Kim bilir belki benim hayatım diye çıktığımız bu yolculuk sana çok tanıdık gelir.

Kalbinin bedenine sığmadığını, patlayıp paramparça yok olacağını hissettin mi hiç?

Aslında sen, sen iken değilmişsin gibi, kendini terk etmek istedin mi hiç?

Bir daha asla eski sen olamayacaksın, hatta sen diye bir şey olmayacak gibi geldi mi?

Doğru bildin nur topu gibi bir panik ataktan bahsediyorum :)

Hayat hep güzel şeyler yaşarken oluyor zannederiz, oysa her an olur diye bahsederim çoğu zaman. Çok harika şeyler değildi belki yaşadıklarım, yaşadıklarımız lakin her anı ile yine ol hali içinde yoğruldum, yoğrulduk.

Bir hamur nasıl tüm malzemeleri ile karıştırılıp kıvama geliyor ve pişiyorsa insan da öyle aslında…

Her şeyin bittiğini zannettiğin an bir bakmışsın yine çiçekler açıyorsun. Hayat da olmak bunu gerektirir belki de insan olmanın hafifliğidir bu kim bilir…

Hayatımda zor, sıkışık, hastalık, nefessizlik gibi görünen her şeyin çiçeğini açmış yönlerini görünce diyorum ki:

 Olana, olmayana, olur gibi görünüp de canımı yaktığını zannettiklerime, dost olanıma, düşman olup sırtımdaki boşluklara kendine mezar kazanlara, aşkıma, sevgime, sevdiğini söyleyip koşullara bağlayanlara, sensiz asla olamam deyip uçurumda elimi bırakan belki kendi can yangısından tüm bunların farkında dahi olmayana, her anında yanında olduğum söz konusu ben olunca arka sokaklarda kendini kaybedip sen yoktun bulamadım diyenlere hepsine şükran duyuyorum.

Birçok film, dizi izlemişsindir. Hayatın dinamiği de böyle işliyor. Sana bir sır vereyim mi kimse bize sevmediğimiz bir şeyi yapmaz, yapamaz. Her durumda muhakkak sevdiğimiz bir şey vardır, farkında olsak da olmasak da. İşte bu yüzden kimse suçlu değil, o haklı ben haklıyım değil, onlar bana şunu yaptı değil durum. Yaşanan her şey benim senin istediği ve tıpkı filmler dizilerdeki gibi roller ile gerçekleşir. Bu dünyada kimse kötü değil demiyorum elbette kötülük ve kötü insanlar var. Oyunlar roller var. Sen de bende birilerinin hayatlarında kötü rolleri oynamışızdır, kim bilir belki de kötüyüzdür. Kötü olmaya hiç gönüllü değilsindir belki de bu yüzden kötü gibi görünen insanlar durumlar olaylar bulur bizi bunu da gör kabul et diye. Çok dramatik değil mi?

Olmaya gönüllü olmadığın her şey sana olur, sen kabul edene kadar. Hayatın bir matematiği var.

Nitekim heybemde keşfettiklerimi maddeleştirmek isterim😊

  • Hayalini kurduğun her hayal sana ait değil dostum. Yapamazsın dedikleri veya sen bunu çok iyi yapıyorsun dedikleri için ya inadına yapıp ya da onaylandığın için hayalin zannediyor olabilirsin. Bunu detaylıca düşünüp irdelediğinde fark edeceksin. Ben bunu 30 lu yaşlarımın sonunda keşfettim.
  •  Olmaya gönüllü olmadığın her şey olduğunla suçlanırsın. Egoyu alıp kabul etmiyorsan egolu olduğun konusunda yargılanırsın, ta ki tamam ya ben egoyu da kabul ediyorum deyip alıp kabul edene kadar. Ben kabul  ettim olması gereken yerde evet ben egoyum evet ben bilenim, görenim, belki de çok bilmişim. Kabul sonsuz kabul hem de.
  •  Sevgide zorluk, kısıtlama yoktur dostum. Gerçek sevgi koşullara bağlı değildir. Gerçekten seviyor ve seviliyorsan şartlar daima kolaylaşır. Kavgalar, konuşmalar birbirinizi besler birini besleyip ötekini yok saymaz. Gerçekten olduğun halden daha mutlu olduğun bir ilişkin var ise okey fakat sen tek başınayken olduğun halden daha mutlu keyifli değilsen ilişki adı altında kendini suiistimal ediyor, acıya, dram ve travmalara tutunuyor olabilirsin. Fakat yine o yaşananlar için şükret her birimiz diğerinin basamağıyız ve öğretiyoruz birbirimize kendimizi. Sonsuz şükran duyduğum bir adam var varlığına da yokluğuna da sevgisine de zorluğuna da şükür. Bana benimle ilgili çok şeyi göstermiş oldu. Umarım çok mutlu ve keyiflidir yaşamında.
  • Kaybettiğini, başarısız olduğunu zannettiğinde bil ki çok şey kazandın! Her şey bittiğinde kendinle kalıyor ve keşfediyorsun kendini. Neyi yaşamak isteyip neyi istemediğin konusunda netleşiyorsun kendinle. Ben benimle masalarda oturup epeyce netleştim.
  •  Kimseyi kurtaramazsın, çünkü herkes şikâyet etse de memnundur hayatından, hepimiz güzel şeylerden beslenmiyoruz. Çoğumuz şikâyet etmekten ve acıdan besleniyoruz. Böyle gördük öğrendik. Hiç dikkat ettin mi, güzel bir şey hakkında 5 dakika konuşuruz biter oysa kötü, acılı şeyleri günlerce konuşuruz. Arada kaynar hep güzel şeyler. O güzel şeyleri daha çok konuşmak için kendine vakit ayır onlar seni bu hayatta, köklü, var kılan şeyler. Diğer türlü yaşama pamuk ipliği ile bağlı insanlar haline geliyoruz mutsuzluktan.
  •  Mutlu olduğun anı başkalarıyla paylaşmak beklentisine girme dostum. Özellikle en yakınlarınla. Toplum olarak öğrenilmiş bir batmak, yok olmak, her şeyin kötü olacağı, başarısız olmak korkumuz var. Oysa hepsi bizim için başarı da başarısızlıkta, para da borç da… Anlık bir mutluluk ve heves bizi yaşamda var eden yakıtlarımız ve o yakıtları iyi kullanmak gerek, kimlerle paylaştığımıza dikkat etmek gerek. Paylaşsan da beklentiye girmemek gerek.
  •  Her gecenin bir sabahı vardır deriz ya her şey gelir ve gider, her şey olur ve biter önemli olan tüm her şey olurken kendimizi kedere, öfkeye, kanıtlama duygusuna kaptırmadan izin vermek. Olan her şeye izin verebilmek. Kendimizi neyden ve kimden korumaya ya da savunmaya çalışıyoruz ki? Savunduğumuz ve kaçındığımız her şeyi hayatımıza çekeriz. Nerde neyi savunduğumuz ve olmasından kaçındığımıza dikkat kesilip olur vermekte kabul vermek de fayda var.
  •  Dilin kemiği yok dostum. Hepimiz için geçerli hatta çoğu zaman başkasından duyduğumuz şeylerin bizimle hiçbir ilgisi yok. Öyleymiş gibi duyarız sadece. Bazen keşke duymasaydım desek de birilerinin o anlık duygusunu kusacağı çöp kutusu arayışı en yakınında kim var ise ona denk gelebiliyor. Onlar da er geç fark eder bunu lakin açıkça konuşmak istemeyebilirler.
  • Bir şeyleri bitirirken hep iyi kalmak gerekmiyormuş bazen bazı şeyler konuşup, anlaşıp bitmiyormuş dostum. Bıçak kesiği gibi acılı ve sancılı olması da bir ihtimalmiş ve çoğu kişi bunu en iyi yol olarak görmüş. Toplum olarak vedalaşmaları pek sevmiyor da olabiliriz. Bunu da öğrendim hatta bir kez gerçekleştirdim. O an bana kendi gibi olmayan biri ile vedalaşmadım. Canıma sardığım her zamanki samimiyet o an yoktu dolayısıyla vedaya da gerek yoktu.
  • Yaşadığın her şeyin izi bedeninde var olur dostum. Sen bitti derken bedenin hatırlar olanı biteni eğer bedenine kulak verip tüm bunları kabul verip arkanda bırakmazsan beden hafızan dolar ve hastalık meydana gelir. Tıpkı evini süpürür gibi bedenini de duygu ve hislerinden özellikle duygulardan daima arındırıp süpürmek gerek. Yaklaşık 3 aydır bedenimi süpürüyorum desem yeridir. Bilirsin panik atak öyle hop diye geçmiyor. Bir süre sokağa çıkmadım, otobüse binmedim daha doğrusu binemedim herkesi ve her şeyi o kadar çok algılar oldum ki vaktimin büyük çoğunluğunu sessiz, bedenime odaklı ve onun içinde sıkışan her duyguyu salıvermekle geçirdim. 
  • İnsan Tanrının en güzel düşüdür dostum ve onun her rengi daima bizimle. Hiçbir zaman yalnız, eksik, yetersiz, başarısız, küçük değilsin, değiliz. Her an ne olursa olsun ben, sen, o biz, siz onlar, hitaplar ne olursa olsun hamurumuz bir ve birbirimizin hayatlarında günlük, aylık, yıllık deneyimlerimiz var. Neden başladığını merak etmeyiz çoğu zaman neden bittiği de ya da olmadığı da önemli olmamalı. Önemli olan olmak, buradayız ve her şey bizim için. Kendimize ve hayata ne kadar yargısız olursak o denli keyif alırız, bir şeyler olsa da olmasa da. Ki zaman dediğimiz şey olanın da olmayanında sonradan gösteriyor hayrını.

 

Her şey seni sana yaklaştıran bir yol. Yollarımız belki daha önce hiç ummadığımız ya da bilmediğimiz kadar sonsuz olasılıklarla dolu. Bazıları inişli, bazıları çıkışlı. Zaten her birimiz Dünya dediğimiz bu yere gelirken burada yasalarla var olacağımızı kutupluluğa tabii olduğumuzu bilerek gelip can attık, can bulduk bu günkü ben dediğimiz bu varlığa büründük. Yolculuklarda da o ben dediğimiz varlığın nasıl bir hayat planı çizdiğini yaşayarak öğreniyoruz. Her ne olursa olsun zannettiğimiz kadar sıçmış 👀 durumda değiliz 😊 Çok ciddiye alıyoruz belki biraz esnemeyi öğretmeliyiz kendimize veya katkı almayı seçmeliyiz hayatın her alanında. Bazen seni kimse anlamıyor veya anlamayacak gibi gelir fakat bu kendimize söylediğimiz bir yalandır. Tüm bunları açıkça ifade etmek isteyişimin nedeni de bu hepimiz için hayatın her rengi. Bu gün mesleğimiz, durumumuz, konumumuz ne olursa olsun benzer olayları farklı senaryolar ile yaşıyoruz. Panik atak, duygu durum bozukluğu, bedensel travmalar, travma sonrası stres bozukluğu, kişinin kendini durdurma yöntemleri vb. sayısız alanda oldukça deneyim sahibi oldum. Benim için 
kıymetli bir adam şöyle demişti: Dam dan düşen hocaya doktor çağıralım demişler, hoca bana doktor değil damdan düşeni çağırın demiş. :)

Evet durum kısaca özetlendi sanırım.  

Alıp kabul eden her cana katkı olsun. Yaşamın tüm renkleri ile...

Ayleia Meltem  😊 

 

 


Yorumlar

  1. Tüm yaşadıklarınla seni onurlandırıyorum Meltem parçam. O güzel ruhunu ve kalbini sevgiyle sarıp sarmalıyorum 💖 Hayatına, ruhuna katkı ve şifa oldu bile. Sonauz şükürler olsun 🙏🏻💖🌸✨🤗😘 (Özlem Elma)

    YanıtlaSil
  2. Tüm yaşadıklarınla seni onurlandırıyorum Meltem parçam. O güzel ruhunu ve kalbini sevgiyle sarıp sarmalıyorum 💖 Hayatına, ruhuna katkı ve şifa oldu bile. Sonsuz şükürler olsun 🙏🏻💖🌸✨🤗😘 (Özlem Elma)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Şimdi Nasıl Hissediyorsun? Paylaşmayı seçer miydin?

Popüler Yayınlar